İlham Perileri

İlham perilerim sarhoş ve “O kız buraya gelecek,” diyorlar.
Onları yüreğimin rahatsız yataklarına yatırdım.
Yalanlarla kirlenmiş yataklarda, kâbus dolu bir uyku çekecekler.
Onlara acıyorum.
Yalan cennetindeler; önceki sahipleri orada başka bir şey bırakmadı.
Kapıyı kapattım. Yarın çıkmak için can atacaklar
ve Tanrı’dan onlar için fidye isteyeceğim,
yoksa yazmayı bırakmak zorunda kalabilirim.
Ama artık Tanrı’dan ne isteyebilirim ki?
Tanrı, ilgimi çeken ne verebilir ki?
İlham perilerim olmadan ne kadar ileriye gidebilirim ki?
Belki doğru;
kötü biriyim.
Ama iyiliğe her meylimde gördüğüm tek şey,
yaralarımın biraz daha derinleşmesi.
Belki
bunlar için çok geç.
Artık düşünmeyeceğim,
düşlerimi yerin bin kat altına düşüreceğim.
Orada seninle görüşeceğim, birkaç dakikalığına.
Ve sen,
hemen topla saçlarını, kadın;
çünkü boynunda riske gireceğim.
Geçmişinin üstüne benzin döküp
dudaklarında viski içeceğim.
Omuzlarından göğüs kafesine uzanan yolda uzun yolculuklara çıkıp
utangaçlığına değineceğim,
onu cehenneme emanet edeceğim.
Bu gece saçların parmak uçlarımla evlenecek,
göz bebeklerin omuzlarımda seyredecek.
Ruhuna açılan kapıların bu gecelik kristal kilidiyim.
Düşmek için can attığım çukurlar olacak bel gamzelerin.
Bulanıklaşsa bile etraf, yalnızca seni seçeceğim.
Ve
senin için bir yudum daha içeceğim…
Tenin için biraz kötülük, biraz daha şehvet içereceğim.
Biz Tanrı’nın yegâne sanatıyız;
bunu onun için yapmalıyız.
Galaksilerimizi çarpıştırmalı ve yıldızları evcilleştirmeliyiz.
Ruhun dünyadan koptuğunda
gözlerini kısacaksın
ve
o an uyumana izin vereceğim,
ilham perilerim gibi…
Ve bir daha görmeyeceğim.
Hiçbirinizi.