Bulutların Arasında


Bulutların arasında bir parıltı görüyorum.
Boğuk bir odanın loş ışığı altında sarhoşluğumu kutluyorum.
Ardından gözlerimin menzili değişiyor; masanın üstündeki ellerimi görüyorum.
Damarları takip ettikçe
parmak uçlarımdaki bira şişesinin içindeki özgürlük gişeleri gözüme çarpıyor.
Küçük, utangaç su baloncukları bana bir şeyler ima ediyor.
Sanırım iyilik meleğim reenkarnasyona inanıyor.

Biri kalbimi rehabilitasyona yatırmış.
Okyanusun dibinde, bir asansörde sıkışmış gibi hissediyorum.
Gökyüzünün yüz hatlarına sigaramı üflüyorum.
Dudaklarım kilitli.
Yalnızlığı evlat edinmiş bir evsizim.

Bir an önce bulutların arasına sıkışmam gerek!
Çünkü benim pusulam bulutların arasında.
Yörüngem, Tanrı’nın arka bahçesindeki gizli mezarlık!
Şeytanın beyin haritası bir labirent ve peynir benim.

Gördüğüm en net şey: delirdiğinizi fark edememe evreniz.
Ve bildiğim en net şey:
“Birlikte uçuyoruz boşlukta. Şimdilik hayattasın ama kanatların kırılacak.”

Yazdıklarım, insanlığa karşı yarattığım bir avukat.
“Bulutların arasına taşınmam gerek!”

Düşemeyecek kadar yüksekte,
düşünemeyecek kadar âşığız.
Bulutların arasında,
üzülemeyecek kadar hissiz,
yeniden güvenebilecek kadar dipsiz.

Bir yarımız sonbaharın şövalyesi, diğer yarımız cehennemin trafik tabelası.

Tıka basa duygu doldurduğunuz kalplerinizle
yarım bırakılmış bardaklardan içiyorsunuz.
İkinci el cümleler kuran dudaklara ruhunuzu teslim ediyorsunuz.
Sanki hiç sevdiğiniz biriyle sevişememiş gibi…
Sanki hiç seviştiğiniz birini hissedememiş gibi…
İçiniz içinizi yiyor çünkü canavarlar için ayna oluyorsunuz.

Yarı tanrı gibi doğdunuz ama köle gibi ölüyorsunuz.
En az bir hırsız kadar haklısınız çünkü Tanrı,
cevap kâğıdından bir türlü emin olamadığı bir teste soktu sizi.
İçinden çıkamıyor bu işin.

Parmak uçlarınız, ruhlarınızdan daha da demir parmaklıksız.
Tepeden tırnağa
yakışıksız!

Bu kaosun sonu yok, kadın.
Bir fırsatım olsa
ütopyamın en güzel bahçesi olmanı teklif ederdim.

Duvarlarımın silik boyası dudakların,
kırık akıllı, şairane yanımdan gözlerini kaçırışın,
hayallerimizin bulutların arasına taşınışı…
Dünyanın renksizliği üzerine Tanrı’nın en güzel savunmasısın.

Bulutların arasına karışmalı,
hiçbir şey duyamayacak kadar uzaklaşıp
oraya balkonu büyük bir ev ve birkaç hayal kurmalı.

Yeryüzü yüzsüz.
Çünkü sen de hissediyorsun aslında:
Bütün cevaplarımız
bulutların arasında.

BirParanoid sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin