PARANOID

hiç kimse izlemiyormuş gibi yaşa, hiç kimse yokmuş gibi sev

tumblr_aaa9e2e41e0b0211dabc582de220297b_1003e9f5_400

dünyanın sesi

9 Mart 2020

bazen kendimi dinlemek için tüm dünyanın sesini kısmaya çalışıyorum,
sanki sadece kalemi elime aldığımda bu dünyanın ses tellerini yıpratabiliyorum.
bu geceden başını omzuma yaslamış bir travmayla çıkıyorum.
Daha doğrusu; savaş alanını terk ediyorum, bütün hislerim cesetlere dönüşmüş, üstlerine basmamak için dikkat ediyorum, onları daha fazla yıpratamam.
onlara bunu yapamam.
üstlerini örtüyorum görünmezlik peleriniyle.
yeterince uzaklaştığımı hissettiğimde, başladığım yerdeki ayak izleri çarpıyor gözüme.
sanırım hiç uzaklaşamayacağım.
çareyi gökyüzüyle bütünleşmekte buluyorum.
bozuk bir radyonun frekanslara karışır gibi.
yeni şifrelerle donatılıyorum.
bu frekanslarla akrabayım. ama dilim dönmüyor anladıklarımı anlatmak için..
çünkü içimdeki çığlıkları görmezden gelme yeteneğim alkış alıyor yalancıların izlediği tiyatrolarda.
gözlerimi açamıyorum alkış seslerinden,
ama neden?
Neden yüzümdeki şehirdeki sokağa çıkma yasağını deliyor mutluluk isimli küçük canavar?
neden şimdi?
öyle az ki, onu gören sokaklar,
onu gören kadınların neslinin tükendiğine yemin ediyor yıllar önce ruhumda saklanmış bir his.
benim gördüğüm ise;
vazgeçme eşiğinden atladığım uçurumların en derin olanına,
dokunsam fırtınaya dönüşecek rüzgarların üstüne yemin ediyorum ki,
sigaralar antidepresana dönüşüyor o derinlikte,
alkol düşüncelerimi sentezliyor.
işte bu yüzden
hala,
göz yaşlarıma uzanan en kısa yolu sadece onlar biliyor.

belki dünyanın sesinde kayboluşa ihtiyacım vardır,
kim bilir
belki doğmaya çalıştığım yer çoktan öldüğüm “o” noktadır.
bi terazide ağır olan bölüm hep cevapların olduğu taraftı,
işte bu yüzden yalnızlığımı ve kalbimi
aynı odaya kapattım.
o odanın denize bakan pencelerine şiirler yazdım,
ve içeride hep aynı parçayı bıraktım.