PARANOID

hiç kimse izlemiyormuş gibi yaşa, hiç kimse yokmuş gibi sev

sıyrılışım

sıyrılışım

4 Ocak 2019

Sıyrılışımı izle!
bu karanlıktan sıyrılışımı izle tanrım, ve bunu yaparken yüz ifademdeki hissizliği hisset,
bu saçmalıktan sıyrılışımı izle, herkesin kusursuz hissettiği yerde kusurlarıma gülümse, hatta bana son kez bir iyilik yap, onları benimse.
Sonra gel ve sıyrılışımı izle Tanrım!
Basitlikten, basit insanlarından, basit hırslardan, gösterişten sıyrılışımı, gömleğimin en üst düğmesini iliklediğimde,
gururumun önünde.
Aynalar dilini yutacak, gerçekler soyunacak çirkin çekicilikleriyle ve
sıyrılışımı izleyecek,
Gökyüzü kaybolacak bir kadının gözlerinin içinde.
Ütopyalar sığdırıcam göz altlarındaki bavullara,
Omuzlarından atlarken kalbindeki soyut ve ıssız cennete,
Rüyalarıma emirler vereceğim saçlarına dolanması için,
ve şeytanıma rüşvet vereceğim bir ömür boyu susması için.
Hissediyorum,
herkes gelicek ve sıyrılışımı izleyecek, belki giderken bulutlar tarafından hırpalanacağım, umarım gittiğimde fotoğraflardan bile kırpılırım
vazgeçmeyeceğim, geri çekilmeyeceğim,
yıldızlar beni görmek için birbirini çekiştirirken,
gezegenlerin üstünden atlayacağım,
ve sıyrılacağım, aranızdan.
çok
sıkıldım, hissizlikten.
ve sizden.
ameliyat masasından kalkacağım,
o çok sevdiğim yanlışlarımı bile ardımda bırakacağım,
o çok sevdiğim yalnızlığımı bile,
arkamdan kötü adamdı diyecekler, oturacakları yerler olmadığında,
bıçaklar arayacaklar o gün, saplamak için sırtıma,
gülümseyeceğim, ve mükemmel bir şekilde sahte olacak bu gülümseyiş,
sahtelik demişken,
Tanrım, bu işi en iyi sen bilirsin,
Artık bana cevap yazmazsanda, sen bilirsin.
sohbetlerimiz çok yorucuydu zaten,
umrumda değildin, hiçbişey umrumda değildi. ama bunu sadece sen kendine itiraf edebilirsin.
ve sıyrılışımı izlemek için en ön saflarda oturabilirsin.
çünkü önce,
o kadının sigarasının dumanlarına enjekte edeceğim benliğimi.
bir rüzgar gibi geçeceğim, fırtınaların içinden,
gözlerini kaçırdığı yere taşınacağım,
hep savaştığım bu işlevsiz kalbe barışmak için beyaz bayraklar yollayacağım,
bana yardım etmelisin.
aralarında şeytanımın da bulunduğu,
bir masaya oturacağım, ışıksız bir odada, gece yarısının en sevdiğim sarhoşluğunda. gözümü dahi açamadığımda,
hayatı hiç ciddiye almadığıma şaşırmayı bırakacaksın,
tüm kartlarımı açık oynayacağım, hatta kartlarımı masada bırakacağım,
artık açıkcası, olmayacağım.
ve giderken maskelerinize basacağım.
çünkü sahip olmaya öyle çok çalıştılar ki, bana dair ne varsa.
almayı öyle çok hayal ettiler ki, benliğimi,
insanlar
hayatım
boyunca.
herkesten büyük bir “hiç” yaratmak, benim sanatım,
ama büyük bir hiçliği, “herşey” yapmakta mı ısrarlıyım?
umrumda değil,
yanıma içkimi alacağım,
çünkü delirirdin,
gördüklerimi görseydin ve hala kendime sadık oluşuma,
yer edinirdin, tımarhanenin süit odalarında,
ve sen o odaya yerleşirken,
Tanrının bile dokunamadığı bi noktada olacağım.

Pişman edeceğim karanlığı, bunca yıl peşimden koştuğuna,
Düşman edeceğim kendime tüm insanlığı,
ve giderken sigaramı fırlatacağım suratlarına,
sadece sıyrılışımı izleyecekler,
yer yüzünden,
yüzlerinden,
düştüğüm ve hiç ait olmadığım bu yerden.
hiç ait olamadığım bu yerden,
sıyrılacağım.

ve sonra,
hiç gitmediğim bi sokağında başında yalnızlığımı ölü bulacaksınız, gömün onu gökyüzünde gök kuşaklarının en renksiz tonunun içine,
kadiköyün ara sokaklarında silüetimden sarhoşluklarımı bulacaksınız.
gülümseyerek, size ütopyasının kapısını gösterirse, sakın ona dokunmayın.
ordan uzaklaşın.
ardından parmak izlerimin olduğu yıldızlara gidecek gözleriniz, orada sakladıklarım düşerse üzerinize, kirletmeyin. bırakın kalsın öyle. zaten hiç anlamadınız.
anlamayacaktınız da.
sonra gözlerinize, gökyüzünde güneşin bile gözlerini kapatan gölgem çarpacak. ıslıklar çalacak ıssızlığım kalplerinize
o ıssızlığımın içinde sevdiğim şarkıları söyleyen bir parıltı bulacaksınız.
o parıltı,
benim hayata tutunduğum parıltım olacak,
ve güneşin gözleri kapandığında,
içinizde ağrılar oluşturan bir karanlık olacak.

o karanlık,
benim sıyrılışım.

sahtelikten,boşluktan,insanlardan-

Portishead – Roads