PARANOID

hiç kimse izlemiyormuş gibi yaşa, hiç kimse yokmuş gibi sev

1

Araf

31 Aralık 2018

“dibe mi vurmak istersin, gökyüzüne mi dokunmak?”

Ben dibe vurmayı severim, çünkü dibe vurana kadar herşeyi göremem. Dibe vurmak, hissel olarak, duygusal olarak parçalanmak, aslında neyin seni acıttığını öğretir.
veya neyin seni acıtmak istediğini.
Dibe vurmak, evinde hiç açmadığın penceredir. hiç sulamadığın çiçeğini görürsün. O çiçek hep oradadır ve sulanmaya ihtiyacı yoktur.
hep orada olan bir çiçek.
Dipte sessizlik ve yalnızlık vardır. Soyutlanırsın, geçmişini ve geleceğini görürsün dipte.
Dip güzeldir. Dibe vurduğun zaman tanrı sana gözlerini kapatır, dibe vurduğun zaman, sen sensindir. Dibe vurduğun zaman, gözlerinin önündeki gökkuşakları renk giysilerini çıkarırlar, dünyayı farklı görürsün. görmek istediğin gibi değil,
çünkü gözlerine dipteyken emir veremezsin.
güzellikler kaybolur.
ve dipte kimse yoktur.
hiç
kimse.
gerçekler, ve yalnızlık.
ama yalnızlıkta bir gerçek,
gerçeklerin ittiği yalnızlık da öyle.

dip, mükemmel bir fırsat ve bir gün yolun oraya düşerse,
benim hep yaptığım gibi,
bir sigara yak,
ve yorgunluklarını yorganın yapıp, uyu.
kabus görmeyeceksin, bana güven.
uyandığında
çok
farklı
bir
insan
olacaksın.

peki ya gökyüzüne dokunmak?
ne çok gri bulut var değil mi?
herşey neden bu kadar insani?
herşey neden bu kadar yapay?
herşeyin böyle basit olabileceğini hayal etmezdin değil mi?
Hayaller seni gökyüzüne ulaştırmak isteyen yalancılarmış değil mi?
ve gökyüzü, sana hep yabancıymış.
Ama evet, yukarıdan baktığında, herşey basit, senin yüklediğin anlamlar var sadece.
ve gökyüzündeyken, anlam yüklediğin herşeyin değersizleştiğini görürsün. Hissizlik ruhunda metropoller kuruyordur.
Sahteliği hissedersin,
Sahteliği istemediğini fark edersin.
Ama önce sahteliği fark edersin.
Değersizleştirirsin, gördüğün, tanıdığın ve dokunduğun herşeyi. Olmak istediğin yer gökyüzü değilmiş, hayatın boyunca zannettiğin gibi.
bırak özgürleşsinler.
artık bırak şu huzuru yakalamayı, artık bırak mutluluğun peşini,
artık bırak hayal kurmayı,
artık bırak.
çünkü, tanrının daima, seni alt edecek planları var.

ben arafta kaybolmak istiyorum,
bağlantılarım kopuk,
gökyüzünden de, dipten de.
Çünkü oralarda öyle çok bulundum ki.
dibe düşenlerin ve gökyüzüne koşanların arasındayım.
istediklerinizi istemiyorum.
giyindiklerinizi giyinmiyorum,
sevdiklerinizi sevmiyorum,
değer yargılarınızı, sevme şeklinizi bile,
düşme korkum yada yükselme isteğim yok.
araftayım.