PARANOID

hiç kimse izlemiyormuş gibi yaşa, hiç kimse yokmuş gibi sev

birparanoidvetanri-(1)

Tanrım,
uzun zamandır, içimden konuşmuyorum. 
ne yazacağımı merak etmeni istiyordum.
bu gece yastığıma sindi yüz hatlarım,

yatağım soğuk ve bir yıldızı izleyerek uyuya kalmayı bekliyorum,
göz kapaklarını kandırıp,
rüyalara dokunmayı, öğrenmeye ihtiyacım var.

Tanrım,
ruhumdaki dikişlerin koptuğunu gördüğünü biliyorum,
tanıdığın en iyi terzi “geçmişim” mi?
kopan dikişler, yere düşüyor yavaşça, sence de unuttuğumun işareti mi o parçalar?
sonra bir duvara gizlenmiş aynalarda ölüme rastlıyorum.
neden bu duyguları özüme yasaklıyorsun?
neden bu soruları cehenneme saklıyorsun?
açık konuşalım.
Sigaramı söndürüyorum.
“mutluyum, sanki bunları yaşamayı ben seçmişim gibi. ”

Tanrım,
eskiden, cennetinin ilgimi çekemeyeceği için o’nu yarattığını düşünürdüm,
şimdi o’nu yok ettiğine göre
cennetine rötuş yapmalıyız.
o’nun omuzlarından kumsallar yarat, oradan gökyüzü inanılmazdır. 
gözlerinden, gökyüzüler yarat.. baktığımda bunun için doğduğumu hissetmeliyim. 
saçlarından, kaybolacağım ormanlar istiyorum.
dudaklarından, okyanuslar yarat… boğulana kadar yüzeceğim, en dibe ineceğim.
göğüs kıvrımlarından, köprüler istiyorum, tam ortasına oturup ağlayacağım.
ellerinden,bir ayna yarat… her sabah bakacağım. 

işte o zaman,
ölene kadar, iyi bir insan olacağım.

Hiç aradığın şeye aslında sahip olduğunu fark ettiğin oldu mu?
sahip olduğun şeyi aramak istediğin?
hiç bekledin mi, herşeyi unutturacak sarhoşluğu?
hiç gittin mi sen, daha önce hiç olmadığın bi yerden?
sorguya çekemeyeceğin kadar yorgunum,
kararsız ve durgunum.
kanımı emiyor ışığın,kanımı emiyor bu sahtelikler,
karanlık ruhumun.

Tanrım,
saklanmak.. sanki çıplakmış gibi.
konuşmaktan kaçınmak, her ses çığlıkmış gibi.
oysa,

herşeyi anlatıyor bir göz kaçırışı, değil mi?
herşeyi mahfediyor bir göz kaçırışı, değil mi? 
“cinnete ramak kala” ruh haliyken, gülümseyerek,
tanımadığın bir karanlığı, içine çekmek.
tanıdığın en güzeli yalanı, terk etmek.
acıtır.
içinde çoktan kopması gereken bir parçayı.
evet,
her parçayı, ruhumdan sallandırdım.
bu parçaları takip ettiğinde, evimi bulacaksın. 

Tanrım,
bilirsin,
çok sessizim,
hiç kimseyim ve hiç kimsesizim.
şimdi içimdeki şeytanın sesi.
karanlık ve yalnızlığın ensestiyim.
benimle gurur duy!

Tanrım,
yaratmanın en güzel yanı, yok etme hakkı mıdır?
bu sadece sana yakışıyor,
ben genelde sırtımı dönüp gidiyorum,
güzel hislerin mimarı olduğumda.
sana benzemiyorum.

“Sigara boğazlarımı kanatıyor,
Atmosferin ciğerlerimi parçalıyor, kanser olmam için sabırsızlanıyor
Gökyüzü gözlerimi acıtıyor, göz altlarıma sığınıyorum.
Yağmur saçlarımı döküyor,
Okyanuslar beni çağırıyor, derine inmekten bahsediyor.
sokak lambaları beni görmezden geliyor,
İlaçlar iyi hissettirmiyor, daha çok kullanmam gerekiyormuş.
ve
rüzgarın beni uçurumlara davet ediyor..

Onlara beni anlatmalısın,
benimle uğraşmamalılar.”