PARANOID

hiç kimse izlemiyormuş gibi yaşa, hiç kimse yokmuş gibi sev

çemberdaraliyor

Çember Daralıyor

25 Ekim 2017

Çember daralırken,
“Sigara, bana yardım edebilir mi?” diye düşünerek elimi cebime atıyorum, paramparça olmuş sigara kutusundan bir dal çıkarıyorum, ince, beyaz sevgilim. Bir tek sana güveniyorum. Beyazlığın masumluğu temsil etsede içinde sakladığın zehiri biliyorum. Dünyaya ayak uyduruşuna hayranım. Şimdi nikotine ihtiyacım var, Bana ver herşeyini, damarlarıma ulaş ve gördüğün yerde kalbime “sakin” olmasını söyle. Sonra kalbimle kavgaya gir, kalbimi cehenneme kitle. o buna alışık.
ama önce,
Bilmen gereken bi şey var ki,
boynum, ateşten bir ipte, fazla uzaklaşmış olamayacağım. yakınlarından da geçemeyeceğim
Benim dipte gördüklerimi, başını kaldırdığında görüyorsun
içte söndürdüklerimi, bir bakışınla öldürüyosun.
bu sessizliğe rest çekemezsin.
sadece istemiyorum,
kararsız değil,bazen seçimsiz kalmayı seviyorum, kaderin ellerindeki çizginin sınırlarında boğulmaktan hoşlanmak, Kim olduğumu görmek kamuflajlı yansımalarda, çocukluğumda unuttuğum bir sokağın başından sonuna koşmak gibi. annemin, çekingen gözlerine.
Çember daralıyor,
Her sabah, dün gece kötü bişey yapmış gibi uyanıyorum, kırışmış gömleğimde sigara kokusu, duvarlara yapışık sarı kir, bulanık tavan. Bulanık zihin. Kuru dudaklar. Tekrar uykuya dalmak imkansız, kötü hissetmeden yatağın içinde kalabilmekte öyle. Gözlerin dalmışken rüyalarını anlamaya çalışmak ta.
nefes alıp vermek, şeytana rüşvet teklif etmek gibi. Zaten o, birçok kez derin bir iç çekmişti ama hiç gitmemişti.
Çember daralıyor,
Sarhoş olmadan gülümseyemiyor, sigara içmeden nefes alamıyor gibi hissediyorum, bu şartlı mutluluk hissi tarafından öldürülmeyi bekliyoruz, gölgem bu konuda çok sabırsız. Gülüşüm, bugünde rüküşlükte gözlerinle yarışıyor.
Hayatımın kıyılarında uçurumlar arıyor, gökyüzünde bir parıltı saklıyorum. Uzaklara her gözüm daldığında kaybettiğim bi’şey varmış gibi hissedip, dokunduğum herşeyin gerçekliğini sorguluyorum, Doğduğumdan beri dinliyorum sahteliğin içimi boşaltan sesini, dudaklarımda yeni şehirler doğuyor. Kirpiklerim de boşvermişlik hissi. Kalabalığa acıyarak bakıp, tanımadığım yüzler tarafından yargılanıyormuşçasına mutsuzum. bunların sebebi uykusuzluğum ve uyruksuzluğumdan farklı bi’şey olmalı,
Artık biliyorum, tanrıya yazdıklarımı, şeytanların okuduğunu.
Çember daralıyor,
ihtimal veremediklerimi,
inkar edemediklerimle yaşıyorum
ve benden başkası
İntakal edemiyor. bu ütopyaya.
sanırım yaşamayı, ihmal ediyorum. özürlerimi sunuyorum.
Ruhumu uykuya yatırdım,
ve aklımı, uyku sarhoşuyken kaçırdım.
Kalbimin borcunu da asla ödemeyeceğim. isterseniz kepenklerimi kapatın.
İnsanın, hiç gitmediği bir yerde doğduğu hissi
Hiç dönemeyeceği bir yeri özlemek gibiydi.
tüm bunlar olup biterken,
Çember daralıyor ve ben bu çemberden,
çıkamıyorum.